TR EN
SÜRDÜRÜLEBİLİR MİMARİ
30/06/2021

Dünyanın dört bir yanında nüfusu milyonlara ulaşmış kentler bulunuyor ve metropoller sürekli genişlerken, Dünya’nın kendisi büyümüyor. Bu büyümenin çevre üzerinde büyük bir etkisi var çünkü topluluklarımız için yeni yaşam alanları geliştirme aşamasında doğal kaynaklarımızın büyük bir bölümünü kullanmamız gerekiyor. Düzensiz ve yoğun bir yapılaşmaya sahip bu kentler hem çevreyi hem de bizlerin sağlığını tehdit etmekte. Bu tehdidin en büyük sebebi de binaların çevreyle ve insan sağlığıyla uyumsuz bir biçimde yapılmış olması. Sürdürülebilir mimariye duyulan acil ihtiyaca dair toplumsal bilinç, on yıllardır yürütülen uluslararası çevre hareketleri ve birçok ülkede peş peşe yürürlüğe giren yasalarla şekilleniyor. Sürdürülebilir bir gelişme olarak düşünülmesi için artık bir binanın biçimi, işlevi ve çevresiyle etkileşimi arasında hassas bir dengenin kurulması gerekiyor. Yeni veya eski yapılarda sürdürülebilir mimarinin uygulanmasının çevresel, ekonomik ve sosyal faydaları da bulunmakta.

Sürdürülebilir Mimarinin Çevresel FaydalarıSürdürülebilir Mimarinin Çevresel Faydaları:

Doğal kaynakların korunması ve restorasyon,

Enerji tüketiminde ve atıkta azalma,

Ekosistemlerin ve çevresel biyolojik çeşitliliğin korunması,

Hava ve su kalitesinin iyileştirilmesi

Sürdürülebilir Mimarinin Ekonomik Faydaları:

Uzun vadeli maliyetlerde azalma ve geleneksel enerji kaynaklarına bağımlılık

Sakinlerin üretkenliğinde iyileşme

Varlık ve mülk değerlerinin yükseltilmesi

Rekabet avantajı

Sürdürülebilir Mimarinin Sosyal Faydaları:

Sakinlerin yaşam koşullarının, sağlığının ve konforunun iyileştirilmesi

Hava ve su kalitesinin iyileştirilmesi

Yerel hizmet altyapısına olan talebin en aza indirilmesi





Sürdürülebilir Yapılar Nasıl Tasarlanır?

Yeni bir inşaat projesine başlarken “sürdürülebilir tasarım” terimini kullanmak kolay görünüyor ancak gerçekte bir bina tasarımının sürdürülebilir olmasını sağlamak karmaşık bir süreçtir. Malzemeler, enerji, kaynaklar, alan planlaması, hava durumu ve diğer birçok faktörü içeren sürdürülebilir bir bina tasarlarken göz önünde bulundurulması gereken birkaç yol ve araç bulunuyor. Kullanılan yapı malzemelerinin seçiminin çevre üzerinde olumsuz bir etkisinin olmaması önemli. Yapı malzemelerinin üretimi esnasında gelişen aşamalarda çevreye olan katkısını temsil eden EPD belgeleri, yeşil bir yaşama olan hassasiyeti gösteriyor. EPD Belgesi ya da başka adıyla çevresel ürün beyanı belgesi ürünlerin yaşam döngüleri boyunca ortaya çıkan çevresel etkilerin, şeffaf ve karşılaştırılabilir bir biçimde iletişimini sağlayan, bağımsız doğrulanmış ve tescil edilmiş belgeler dizinidir. Ürün performansının açıklıkla beyan edilmesi, günümüzde öncelikli olan Yeşil Bina pazarlarında avantaj yaratmakla kalmayıp, Avrupa Birliği yasaları ve ihracat pazarı gereklilikleri ile uyum sağlamakta. Bütünsel yaklaşımla detaylı yapılan yaşam döngüsü değerlendirmesi ile DGNB, BREEAM, LEED vb. Yeşil Bina sertifikasyon sistemlerine de güvenilir, doğrulanmış ve sürekli ulaşılabilir sayısal veriler elde edilmekte. Çeşitli bina değerlendirme sistemleri, yapı malzemelerinin müstakil performansını değil, binanın tüm performansını dikkate alır ve EPD’ler buna imkân tanır. Aspen fabrikasının da sahip olduğu EPD belgesi yeşil bir geleceği temsil ederken sürdürülebilir malzemeler ürettiğini de gösteriyor. Yapı firmalarının verdiği önem ve destekle birlikte sürdürülebilir tasarımlar önümüzdeki dönemlerde daha da artış gösterecek gibi görünüyor.

© 2021 ASPEN Yapı ve Zemin.Tüm hakları saklıdır.