TR EN
Geçmişten Günümüze Öncü Kadın Mimarlar
11/03/2022
Aspen


Mimarlık, tarih öncesine kadar uzanan ilk mesleklerden biri olmasına rağmen kadının etkin oluşu birkaç yüzyıl öncesine dayanır. Dünyanın en büyük 100 mimarlık firmasından sadece üçü kadınlar tarafından yönetilmektedir. Kadınlar her zaman erkek meslektaşlarından daha fazla çabalamak zorunda kalıp, bu çabaların sonucunda da kalitesi çok yüksek tasarımlar ortaya çıkararak mimarlık mesleğine öncü olmuşlardır.

ASPEN olarak engelleri aşan ve diğer kadınlara da ışık tutan dünya mimarlık tarihini değiştiren sekiz kadın mimarı sizler için derledik;


 

Zaha Hadid


Hayal gücünün sınırlarını sürekli zorlayan bir kadın mimar olarak tanınan Zaha Hadid, Pritzker Mimarlık Ödülü’nü kazanan ilk kadın mimardır.

Zaha Hadid Irak'ta doğmuş, kariyerine Londra'daki Architectural Association'da başlamadan önce Beyrut Üniversitesi'nde sanat eğitimi almıştır. 1979'da kendi ofisini kurarak dünyanın birçok prestijli kurumunda ders vermiştir. Ölmeden önce Viyana Uygulamalı Sanatlar Üniversitesinde profesörlük yapmıştır.

Zaha Hadid, tasarımlarında her zaman akıcı, organik çizgileri ve formları kullanmasıyla “Eğrinin Kraliçesi” lakabıyla bilinmektedir.

Londra Su Sporları Merkezi, Glasgow'daki Riverside Müzesi, Milano'daki Generali Kulesi ve Guangzhou Opera Binası, Hadid’in ünlü yapılardan bazılarıdır. 2010 yılında Time dergisi Hadid'e, Yılın En Etkili Yüz Kişisi listesinde yer verdi.

2016 yılında aramızdan ayrılan Zaha Hadid’in mimari mirasını, kendi ismindeki firması canlı tutmaya ve gelişmeye devam ediyor.


Denise Scott Brown


Denise Scott Brown, yirminci yüzyıl mimari tasarımının gelişmesinde oldukça etkili bir isim olmuştur. Eleştirel yaklaşımı, modern tarzı ve kentsel tasarımı görme biçimi ile tanınır.

1931'de Kuzey Rodezya'da doğan Scott Brown, önce Güney Afrika'da, ardından Londra'da okumuştur. 1960 yılında, Scott Brown, fakülte üyesi olduğu Pennsylvania Üniversitesi'nde planlama alanında yüksek lisansını tamamlayarak kısa bir süre sonra Mimarlık alanındaki yüksek lisansını da bitirmiştir. Eşi Robert Venturi ile hem mimari hem planlama alanında öne çıkmasının yanı sıra teorik yazıları ile de 20. yüzyılın en etkili mimarları arasında sayılmaktadır.

1991'de Pritzker Ödülü'nü kazanan Venturi, Scott Brown'ı da kazanan olarak tanımak için bir çalışma yapmış; ancak Pritzker komitesi bunu reddetmiştir. Scott Brown şu an tasarım yapmasa da öğretmeye ve yazmaya devam etmektedir.



Beverly Willis


Beverly Willis, kariyeri boyunca sekiz yüzden fazla proje tasarlamış veya proje danışmanlığı yapmıştır. 41 yıldır tasarımcı olan Willis’in tasarımları, 21. yüzyıl projelerinin öncüsüdür. Eserleri mimarlığın sınırlarını genişleterek tüm dünyaya ulaşmaktadır.

Çeşitli mimari konsept ve uygulamaların geliştirilmesine önemli ölçüde katkıda bulunan, ulusal ve uluslararası üne sahip başarılı bir mimardır. Willis'in en bilinen projesi, San Francisco Bale Binası'dır. Ayrıca San Francisco'da kendi firması bulunan Willis otuz beş yıl boyunca burada çalışmıştır. Emekli olduktan sonra Willis, “kadınların mimarlığa katkılarının tanınmasını ve tanınmasını ilerletme” misyonuna sahip Beverly Willis Mimarlık Vakfı'nın kurulmasında yer aldı.



Kazuyo Sejima


Kazuyo Sejima, 29 Ekim 1956'da Japonya'nın Iberaki Eyaleti’nde doğmuştur. Çocukluğundan beri Kazuo Shinohara tasarımlarından etkilenen Seijima mimarlık okumaya karar vermiş ve mimarlık eğitimini 1981’de Japonya Kadın Üniversitesi’nde tamamlamıştır.

1987 yılında kendi ofisi olan Kazuyo Sejima&Associates’i kurarak kısa sürede ülkede tanınan bir mimar haline gelmiştir. Giderek gelişen tasarımları sayesinde 2010 yılında Ryue Nishizawa ile dünya çapında mimarlık alanının en prestijli ödüllerinden kabul edilen Pritzker Mimarlık Ödülü’nün sahibi olmuştur.

Sejima’nın tasarımlarında mekân-çevre ilişkisi ön plandadır. Yapılarının birçoğunda cam, mermer, metal gibi malzemeler kullanılmaktadır. Modernist çizgilerle kendine özgü tarzını yaratan Kazuyo Sejima’nın tasarımlarında en çok tercih ettiği ögeler arasında kare ve küp gibi formlar yer alır.


Emma Miloyo


Emma Miloyo, Nairobi'de doğup büyümüştür. Jomo Kenyatta Tarım ve Teknoloji Üniversitesi'nde mimarlık okumuş ve 2006'da mimarlık lisans derecesini alarak mezun olmuştur. Mimarlıkta onur derecesi alarak Kenya Mimarlık Derneği'nin de ilk kadın başkanı seçilmiştir. Aynı zamanda Kiota Okulu'nun kurucu ortağıdır.

Ocak 2007'de kurucu ortağı olduğu mimarlık firması Design Source'da çalışmalarına başlayan ve halen devam eden Miloyo, kadınlara cam tavanı gerçekten kırabileceğinin ve hayallerini gerçekleştirebilecekleri konusunda öncülük etmektedir.



Marion Mahony Griffin


Marion Mahony Griffin, dünyanın ilk kadın mimarlarından biridir. 1894'te MIT'den mezun olduktan sonra lisans alan Griffin, Frank Lloyd Wright’ın yanına çalışmaya başlayan ilk kişidir.  Ressam olarak çalışan Griffin’in, Frank Lloyd Wright’ın Prairie mimari tarzının oluşmasında büyük katkıları bulunmaktadır. Wright için çalışırken, projelerinde mozaik, aydınlatma armatürü, mobilya ve kurşunlu cam tasarlamıştır.

Griffin’in eserleri arasında dünyanın en ünlü yapılarından David Amberg Residence (Michigan) ve Adolph Mueller House (Illinois) bulunmaktadır.


 

 Norma Merrick Sklarek


Hayatı ilklerle dolu olan Norma Merrick Sklarek hem New York hem de California'da mimarlık lisansı verilen ilk siyahi kadın olmuştur ve aynı zamanda Amerikan Mimarlar Enstitüsü'ne de üye olan ilk siyahi kadındır. Hayatı boyunca büyük ayrımcılıklara başarılarıyla karşı çıkarak, her zaman kadınlara öncü olmuştur.

Sklarek, 1950'de mimarlık eğitiminden mezun olan iki kadından biriydi ve tek Afrika kökenli Amerikalıydı. O dönemde firmalar kadınları ya da Afrikalı Amerikalıları işe almıyorlardı.  İş arayışı sırasında birçok firma tarafından reddedilmesine rağmen yılmayarak 1955'te Skidmore Owings & Merrill firması ile mimarlık işi yaptı.

Kariyerinde oldukça başarılı olan Sklarek, mimarlık firması olan Gruen Associates'in yöneticisi olmuştur. Daha sonra Amerika'nın en büyük tek kadın mimarlık firması olan Sklarek Siegel Diamond'ı kurmuştur.

Tasarımları arasında en iyi bilinen projeleri Los Angeles Uluslararası Havalimanı'ndaki (LAX) Terminal One ve Tokyo ve Japonya'daki ABD Büyükelçiliği binasıdır.



Elisabeth Scott


1927'de Elisabeth Scott, Shakespeare Anıt Tiyatrosu tasarımıyla Stratford-upon-Avon'daki uluslararası mimari bir yarışmayı kazanan İngiltere'deki ilk kadın mimar olmuştur. Tek başvuran kadın o olmasına rağmen 70’ten fazla aday içerisinde birinci olmuştur. Tasarladığı tiyatro binası, o dönemde bir kadın mimarın tasarladığı en önemli kamu binasıdır. Elisabeth Scott’un bu başarısı basında da yer alarak “Kadın Mimar Erkekleri Dövüyor”, “Bilinmeyen Kızın Şöhret Sıçraması” gibi manşetlerle tanındı. Scott, mimarlık kariyerine 1919'da başlayarak 1924'te mezun olmuştur. Scott, her zaman hayatta kadınların yer almasına ve kadınların arka planda kalmamaları için mücadele ederek hemcinslerine öncü olmuştur. Tasarladığı tiyatro binasının tamamlanma sürecinde mümkün olduğunca çok sayıda kadını işe almaya karar vermiş, iş hayatında da çoğunlukla kadın müşterilerle çalışmıştır. 1929'da Hampstead'deki Marie Curie Hastanesi'nde çalışarak sonrasında da yılda 700 kadını tedavi etmek için hastaneyi genişletmiştir.


Kaynakça:

https://www.archdaily.com/

https://www.dezeen.com/

https://architizer.com/

https://www.zaha-hadid.com/

https://tr.wikipedia.org/wiki/Denise_Scott_Brown

http://architectuul.com/architect/norma-merrick-sklarek

https://placesjournal.org/article/marion-mahony-griffin/?cn-reloaded=1

https://tr.wikipedia.org/wiki/Anasayfa

https://www.theguardian.com/artanddesign/2011/jan/29/elisabeth-scott-royal-shakespeare-theatre

https://architecturecompetitions.com/elisabeth-scott-one-of-the-first-women-to-win-an-international-architecture-competition

© 2021 ASPEN.Tüm hakları saklıdır.